Yazar: cattibrie_fr

Bağlılık

Sabah uyandığınızda ilk aklınızdan geçen nedir? Aynaya bakıp “şükür, bugün de uyandık, bugün de güneş doğdu” mu? Gün içinde bir yaratıcının varlığını ve o yaratıcıyla konuşma isteğini ne olunca duyuyorsunuz? Üzülünce mi, sevinince mi? HiçbirOkumaya devam et

Dursun Zaman

“Saç fırçan yok mu?” , “Krem kullanmıyor musun?”, “Vitamin desteği almıyor musun?”, … Yaşıtlarımın diyet yaptığı benim kilo almak için cebelleştiğim dönemi atlatınca farkımız kalmaz sanıyordum. Ama farklar bitmiyormuş öyle kolay kolay. Saç fırçası satınOkumaya devam et

Narlı Tavuk

Biliyordum ben bir şeyler döndüğünü. İki aydır eşyaları kutuların içine saklıyor bu insan. Kaldırıyor, indiriyor, büyük kapıdan çıkarıp bir daha geri getirmiyor… Beni de saklayacak o kutulara diye korktum, ama evde de saklanacak yer bırakmamış.Okumaya devam et

Sonbahar

Bir başkadır sonbahar, ölümün bile güzel olduğu. Hayranlıkla baktığım o rengarenk yapraklar, aslında ölüyorlar. Yaşam da ölüm de ayrı bir güzel olmalı. Kabullenebilmeli insan, bu kadar zor olmamalı. Belki yapraklar ile o kadar çok şeyOkumaya devam et

Bizden İnsan Olmaz!

Diyeceğim, kızacaksınız. Bu ne karamsarlık, her toplumda var böyleleri, hepimiz öyle değiliz, ben hiç öyle biri değilim, asıl sen insan değilsin… Kızın kızın. Sonra gidip üstüne bir bardak soğuk su için. Çünkü bizden insan olmaz.Okumaya devam et

Çocuklar, silahlar, bombalar… 2.Bölüm

Uzun bir düşünüş, bir önceki yazıdan sonra… daha ne söylenebilir ki çocuklar ve şiddet üzerine? Savaş üzerine… Düşündüğümüz kadar masum değil hiçbir çocuk. İçlerinde şiddet var kiminin. Bazen başkalarına karşı, bazen kendilerine karşıdır. Onlar birOkumaya devam et

Terimler

Saat 1:28. İnsan bu saatte uyanıp neden bilgisayarı açar? Önemli bir e-posta gönderilmemiştir, bir yerde bir doğal afet olmuştur, ülke yerinde duruyor mu diye merak edilmiştir, yarınki toplantı saati kaçtı unutulmuştur, … bir sürü nedeniOkumaya devam et

İstanbul, İstanbul…

Her şehrin kendince bir düzeni, bir “kültürü” vardır. Mesela Stockholm’de kimseye merhaba deme zorunluluğu hissetmeden otobüs durağında sessizce bekleyebilirsiniz. San Francisco’da kafelerdeki kuyruktan ve açlıktan şikayet ettiğinize kulak misafiri olan biri sizi güzel ve ucuzOkumaya devam et

Paylaştıkça çoğalan bir aş

Geçtimiz ay Aşure Ayı idi. Kimine göre kökenleri ta Nuh’a kadar dayanır aşurenin, kimine göre de Kerbela Savaşı’nın son gününü belirtir aşure. Her inanış, her gelenek kendince bir mana biçer. Şöyle bir uzaklaşıp bakınca farkOkumaya devam et

Patili günler

Psst… psst… Hey sen, evet evet sen. İyi dinle beni. Belki kendini kurtarırsın. Ben çekiyorum, sen çekme. Ben bu eve geleli tam 22 gün oldu. Zaman nasıl da geçiyor? İlk günler etrafı kolaçan etmekle geçti,Okumaya devam et